en bayrak

Ürolojik Kanser Türleri ve Tedavi Yöntemleri

Öncelikle ürolojik kanserlerin ortaya çıktığı organları yukarıdan aşağıya doğru sıralarsak;

Üriner sistem (idrar yolları) fizyolojisi

  • Böbrek
  • İdrar yolları
  • İdrar kesesi (mesane)
  • Prostat ve testis kanseri olarak sıralanabilir.

Böbrek kanseri

Böbrek kanseri, diğer kanser türlerinde olduğu gibi erken dönemde yakalamak istediğimiz bir kanser türüdür. Çünkü eğer hastalık çok büyümemişse ve böbrek kanseri 5 cm’yi geçmemiş ve böbreğin uygun damarlara çok yakın olmayan bir yerinde ise hastanın böbreğini koruyarak sadece kanserli bölümü çıkartarak normal hayatını yaşamasını sağlayabiliyoruz. Buna parsiyel nefrektomi ya da nefron koruyucu cerrahi adını vermekteyiz.

Günümüzde özellikle ultrason, tomografi ve MR’nin yaygın kullanımı ile bu tip kanserleri çok erken yakalama şansımız olmaktadır. Ve bu şekilde hastanın böbreğinin koruyarak tedavi gerçekleştirmek mümkün olmaktadır. Böbreğin iç kısmının ve idrar yollarının kanserleri ve özellikle mesane kanseri bir bütün halinde seyretmektedir. Bütün mesele hastanın zamanında doktora başvurmasıdır.

Mesane kanseri

Mesane kanseri, özellikle sigara kullanan ve sanayide (lastik, akü, baca) çalışan kişilerde çok sık görülmektedir. Bu tip kanserlerin ilk belirtisi idrardan kan gelmesidir. İdrardan kan gelmesi halinde mutlak surette doktora başvurmaları ve doktorların tetkiklerle bunu ortaya koyması gerekir. İdrar kesesi kanserlerinin tipleri vardır. Adı kanser olmasına rağmen çok iyi huylu ve kötü huylu olarak tanımlayabiliriz. Bu aşamada doktor, öncelikle endoskopik kapalı ameliyat ile idrar kesesi kanserini çıkartıp patolojiye göndermek ve gelen sonuca göre değerlendirmektir. Eğer idrar kesesini almamızı gerektiren bir kanser türü var ise günümüzde hastaların korkulu rüyası haline gelen torba taşımaktan da artık kurtulduklarını söyleyebiliriz.

Çünkü idrar kesesi (torbası) yerine bağırsaktan yaptığımız mesane ile hastalar hayatlarını diğer insanlar gibi normal bir şekilde sürdürebilmektedirler. (Bknz: Yapay (bağırsaktan yapılan) mesane)

Prostat kanseri

Prostat kanserinin halkımız arasında ve üroloji de özel bir yeri vardır. Çünkü prostat kanseri, prostat büyümesi ile çok karıştırılan bir kanserdir. Prostat büyümesi doğal sürecin getirdiği bir hastalıktır. Prostat kendiliğinden olan bir organdır ve zamanla büyümektedir. Ama prostatın kanserleşmesi doğal değil ve bu kanserleşmeyi biz doktorlar bulmaktayız. Dolayısıyla 45 yaşından sonra belli aralıklarla ürolojik muayene ile prostat kanserini yakalayabilmek mümkündür. Eğer zamanında (erken dönemde) prostat kanserini yakalarsak ameliyat ile tedavisinde %100’e varan başarılı sonuçlar alınabilmektedir.

Testis kanseri

Testis kanseri ise genç erkeklerde görülen bir kanser türüdür. Testis kanserinin kendine özgü bir belirtisi yoktur. Ancak hastalar çoğunlukla testiste ellerine bir şişlik geldiğini ifade etmektedirler. Böyle bir durumda derhal doktora başvurmaları gerekir. Günümüzde testis kanserinin tedavisi ameliyattan sonra gerekirse görülecek kemoterapi ile %98'lere varan kurtulma şansı vermektedir.

Kimler risk grubu içerisindedir?

Ürolojik kanserlerde risk grubundan olan 1. sırada ağır sigara içicileri yer almaktadır. Örneğin, toplumumuzda şöyle bilinen yanlış bir yanılgı vardır. Sigara, akciğer kanseri yapar... Bunu hemen hemen herkes bilir. Ama sigara, çok ciddi şekilde mesane ve idrar yolları kanseri de yapar. Bir de uzun yol şoförlerinde gördüğümüz idrarı ertelemek yani idrar geldiği zaman bir durak sonraya ertelemek ve bunun üzerine bir de sigara içiyorsa aldığı kimyasal maddelerin iyice mesaneyle temas etmesine neden olmaktadır. Dolayısıyla idrarı çok bekletmeyi önermiyoruz. İdrar hissi duyulduğu zaman illa çok sıkışmayı beklemeden idrarımızı yaparak idrar kesesini boş tutmayı önermekteyiz.

Aldığımız gıdaların ürolojik kanserler üzerindeki etkisi nedir?

Ürolojik kanserleri uzman desteği ile yenin!Sigara ne kadar zararlıysa; konserveler, mangal ateşinde yapılmış yiyecekler yani organik olmayan ürünler de tüketilmemelidir.

Diğer taraftan ürolojik kanserler için özellikle aldığımız besinlerin dışında sanayide çalışmak çok etkili olmaktadır. Deri, pil ve matbaa sanayiinde o havayı soluyan çalışanlarda akciğer kanseri kadar mesane ve idrar yolları kanserine neden olabilmektedir. Burada şunu da vurgulamak gerekir: Böbrek kanserinin bilinen en önemli nedeni, sadece sigara değildir. Böbreğin dış kısmından kaynaklanan tümörlerde obezite (aşırı kilolu olmak) bir risk faktörüdür. Keza prostat kanseri içinde obezite bir risk faktörüdür. Bunun dışında hiper tansiyon adı verilen çağımızın büyük bir hastalığı böbrek kanseri için bir risk faktörüdür.

Mümkün mertebe hipertansiyonun önüne geçebilecek unsurlarla yaşamamız gerekir. Bunların başında da gene doğru beslenme, sigara kullanmamak ve stresten uzak durmak gelmektedir.

Ürolojik kanserler hangi yaşlarda daha sık görülür?

Ürolojik kanserlerin görülme yaşı genellikle 50’den sonradır. Fakat genç hasta grubunda da ürolojik kanserleri görmeye başladık.

Testis kanseri, 20-35 yaş aralığı kanseridir. Yani diğer prostat, mesane, böbrek ve idrar yolları kanserleri ne kadar geç yaşlarda görülüyorsa, testis kanseri de o kadar erken yaşta görülür. Testis kanseri bir gençlik hastalığıdır.

Burada karşılaştığımız başka bir sıkıntı vardır. Dünya’da olduğu gibi ülkemizde de ömür uzadı. Ömür uzadığı için insanlarımız 80-90 yaşını görebilmektedir. Dolayısıyla bir genetik bozulma, DNA’larındaki kanser kodlanması bir bozukluk, eskiden 50 yaş civarında insanlar vefat ettiği için büyük kanserler çok fazla ortaya çıkmamakta idi. Bu nedenle ömrün uzamasıyla yaşlı grupta ciddi kanser sayısı görmeye başladık.

Ürolojik kanserler hakkında sıkça sorulan sorular


Video icon Prof. Dr. Tahir Karadeniz, ürolojik kanserler hakkında merak edilen sorular üzerine açıklamalarda bulunuyor.